Siyasetin değişim çizgisi sandıktan ibaret değildir malum.

Bir de kendi içinde yaşanan değişimler…

Bunun bir süresi, zamanı, takvimi olmaz çoğu zaman.

Büyüklerin takdiri, tasarrufu, yani daha doğrusu gücü ile gerçekleşir.

Gündemde en köklü, en sıra dışı değişim Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanıyor, hatta Eskişehir teşkilatındaki değişimin de eli kulağında…

Sessiz sedasız değil aleni bir şekilde yeni il başkanı arayışları Talat Yalaz’a rağmen devam ediyor.

Bu görünen köy…

Sonuç ne olursa olsun kimse şaşırmaz.

Ama tarihe en büyük düşülecek şudur ki:

Yüreklilik gösteren Özgür Özel taraftarları, maalesef siyaset sahnelerinde adeta son rollerini oynuyorlar.

Bir daha kendilerini bu sahnede görmek belli ki pek mümkün olmayacak.

Hep beraber adeta cambaza bakıyoruz diyorum ve biraz da bu tarafı işaret edeyim istiyorum.

Bu tarafta da işler biraz karışık dostlar.

Ve sessiz, kaygılı bir bekleyiş AK Parti cephesinde de var.

Sessiz diyorum çünkü iddialar şimdilik kulaktan kulağa paylaşılıyor.

AK Parti genel merkezin tasarrufu ile birçok ilin il başkanları ve yönetimleri düşürülüp değişime giderken sürecin devam edeceği iddiaları şüphesiz teşkilatları bir kaygıya sürüklüyor.

İddialar kulaktan kulağa duyulsa da görünen de biraz örtüşüyor.

Zira il başkanı Gürhan Albayrak’ın o bitmeyen enerjisi azaldı ve belli ki biraz keyifleri kaçtı. Kulisler Gürhan Albayrak’ı ciddi etkiliyor.

Verdiği resimlerde de renk biraz solgun…

O şen kahkahaları tüm enerjisini yitirdi.

Oysa yolun başından beri sıra dışı bir enerji ile varlık gösteren Albayrak, kısa sürede önümüzdeki seçimlerde potansiyel milletvekili adayı olarak ilan edilmişti. Tek merak edilen listedeki sırasıydı…

Kimse de bu duruma muhalif değildi.

Ne kadar iyi il başkanı olduğu düşünülse de birilerinin hikayesinde farklı değerlendirilebilir.

Siyasetin süratli refleksleri kısa sürede çok şey yaşatır ve tüm hayallerin, tüm planların seyrini değiştirebilir.

Galiba yine öyle bir sürece girildi.

Hatta yeni il başkanı olması gerektiği düşünülenler ve il başkanı olmak isteyen isimler söylenmeye ve yazılmaya başlandı bile.

Hatta adeta bir panik ile il teşkilatı içerisinden birileri AK Parti genel merkezine kendince gerekçeler sunarak kimlerin neden il başkanı olmaması gerektiğini ciddi bir telefon trafiği ile aktardığı da biliniyor.

Şecereler yavaştan dökülmeye başlandı bile…

İsmi geçen herkesin arka bahçeleri didik didik ediliyor.

Ben böyle sancılı süreçlerin hep, seçimin startı olduğunu düşünürüm.

Ama tahlil edilmiş bir yetersizlik değil de değiştirilmesi gereken, eskiyen yüzlerin sahneden indirilmesi olarak görünür hep…

Şimdi burada bahsi geçen ihtimalleri tek tek sıralamak doğru olmaz ama niyetler ve gayretler duyuluyor, hatta görünüyor.

Ve bu süreç insanların tüm enerjisini emiyor.

En çok da il başkanlarının…

Hani çok manidar bir hikaye vardır:

Bir gün kırkayağa sormuşlar:

"Hangi ayağını önce atacağını nerden biliyorsun?" Kırkayak, o günden sonra yürüyememiş! Bazen çok düşünmek, hareket etmeyi engeller.

Demem o ki, ha bugün ha yarın..

Tükenmeyen saltanat, bitmeyen kara gün yoktur.

Bu koca gerçek bugün değilse, yarın illa ki yaşanacak.

Herkes için yaşanacak…

Bir gün herkes sahip olduğu şeylerin yokluğuna uyanacak.

İşte o yokluk birilerinin en büyük varlığı olacak.

Güya…