Anadolu Üniversitesi’nde aylar önce duyurulan maaş promosyonu anlaşması, kamuoyuna “rekor” vurgusuyla sunulmuştu. Yapılan açıklamalarda; sürecin şeffaf yürütüldüğü, çok sayıda bankanın davet edildiği, sendikaların sürece dahil olduğu ve tüm aşamaların kamuoyuyla paylaşıldığı özellikle belirtilmişti.
Açıklanan rakam da dikkat çekiciydi:
Kişi başı 111 bin 500 TL, toplamda 4 bin 333 çalışanı kapsayan bir promosyon anlaşması.
Ancak aradan geçen süreye rağmen ödeme yapılmaması, üniversite çalışanları arasında ciddi bir belirsizlik ve soru işareti oluşturdu.
Üniversite yönetimi tarafından yapılan son resmi açıklamada, sürecin “öngörülemeyen teknik ve idari sorunlar” nedeniyle tamamlanamadığı ve sözleşmenin feshedildiği bildirildi. Ancak bu noktada kamuoyunun yanıt beklediği bazı temel sorular hâlâ karşılıksız duruyor.
Söz konusu teknik sorunlar nelerdi?
İdari aksaklık hangi aşamada ortaya çıktı?
Bu sorunlar, sözleşme imzalanmadan önce neden tespit edilemedi?
Açıklamalarda bu detaylara yer verilmemesi, sürece dair belirsizliği ortadan kaldırmak yerine daha da artırdı.
Bugün gelinen noktada, feshedilen yalnızca bir banka sözleşmesi değil; çalışanların sürece duyduğu güven oldu. Akademik ve idari personel için asıl sorun, promosyon tutarından ziyade sürecin ne zaman ve nasıl sonuçlanacağı.
Üniversite yönetimi yeni bir sürecin başlatıldığını, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü ve en kısa sürede sonuç alınmasının hedeflendiğini ifade ediyor. Ancak çalışanlar açısından “en kısa süre” tanımı somut bir takvim içermediği sürece belirsizlik devam ediyor.
Kimi zaman iyi niyetle başlatılan süreçler, öngörülemeyen nedenlerle sekteye uğrayabilir. Önemli olan, bu durumlarda süreci yönetme biçimi ve ortaya çıkan belirsizliği en aza indirecek iletişim kanallarını açık tutabilmektir.
Anadolu Üniversitesi yönetiminin, bugüne kadar dile getirdiği “şeffaflık” ve “katılımcılık” vurgusunu bundan sonraki aşamada da sürdürmesi, hem çalışanlar hem de kamuoyu açısından sürece olan güveni pekiştirecektir.
Beklenti büyük değil aslında:
Netlik, takvim ve düzenli bilgilendirme.
Bunlar sağlandığında, yaşanan sürecin bir kriz değil; doğru yönetilmiş bir tecrübe olarak hafızalarda yer alması mümkün.
Esen kalın.