Geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir konuşmada ‘kendimi emekli ediyorum’ diyerek siyaseti bıraktığını duyuran Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Yılmaz Yılmaz Büyükerşen, önceki gün yaptığı açıklamayla dikkatleri bir kez daha üzerine çekmeyi başardı.

Siyaseti bıraktığını belirtmesine rağmen Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı olarak halen siyasete devam eden Sayın Büyükerşen, Balmumu Müzesi gelirlerinin işitme engellilere destek için kullanılmaya devam etmesi amacıyla, müze gelirleriyle kendi adına bir vakıf kurulmasını ve müzenin bu vakfa devredilmesini vasiyet ettiğini söyledi.

***

Büyükerşen konuşmasında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye seslenerek, “Ayşe Hanım’a rica edin. Bu aynı zamanda vasiyetimdir. Balmumu Müzesi’nden elde edilen gelirler işitme engellilerin ameliyat ve işitme cihazları için finansman sağlıyor. Maalesef sistem gereği belediyeler siyasete alet oluyor. Bir sonraki dönemlerde ne olacağı belli olmaz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi derhal müzeden elde ettiği gelirle benim adıma bir vakıf kursun. O vakfa devretsinler müzeyi. Bunu vasiyet ediyorum Ayşe Hanım’dan. Bunu belediye meclisinden geçirecek çoğunluğa da sahipsiniz.” dedi.

***

Evet efendim…

Genel olarak Yılmaz Büyükerşen’in konumunda olan bir kişiden neleri vasiyet etmesini bekleriz:

Milli egemenlik ve bağımsızlığımızı her şartta koruyun.

Milli birlik ve beraberliğimiz ile ülkemizin bütünlüğüne her zaman sahip çıkın.

Bilimden asla uzaklaşmayın.

Başta insan olmak üzere tüm canlıları sevin, koruyun.

Tarihi ve kültürel miraslarımıza sahip çıkın…

Nitekim yakışanı da bunlardır zaten.

***

Ama Sayın Büyükerşen ne yapıyor:

Vatandaşların vergileriyle kurulan bir müzenin, kendi adına kurulacak bir vakfa devredilmesini vasiyet ediyor.

Hem de derhal!

Mazeret de hazır; bir sonraki dönemlerde ne olacağı belli olmazmış.

***

Büyükerşen’in, sağlığında yerine getirilmesini istediği bir talebini vasiyet olarak tanımlaması son derece saçma bir yaklaşım olmakla birlikte; vatandaşların vergileriyle yapılmış olan bir müzenin, sözde siyasi endişelerinden dolayı kurulacak bir vakfa devredilmesini istemesi kesinlikle doğru bir yaklaşım değil.

Ki aynı zamanda ilgili vakfın kendi adına kurulmasını talep etmesi de çok ama çok yakışıksız bir durum.

***

Diğer yandan; Büyükerşen’in, söz konusu talebinin muhatabı elbette Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’den başkası değil.

Yani hem halefi, hem de halihazırda danışmanlığını yaptığı bir kişi. Dolayısıyla Büyükerşen, bu konudaki meramını Ünlüce’ye doğrudan iletebilirdi ki bendenize sorarsanız iletmiştir de.

Ne var ki talebine olumlu yanıt alamamış olsa gerek; konuşmasında kendisinden bu konuda ricacı olunmasını isteyerek Başkan Ünlüce üzerinde baskı kurmaya çalışıyor.

***

Evet efendim…

Sizlerin de gördüğü üzere Büyükerşen’i anlayabilmek her zamankinden daha zor.

Nitekim; saygısızlık olarak addedilmesini istemem ama artık köşesine çekilmesinde fayda var.

En başta da kendisi ve bıraktığı hatıralar adına…

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

İnsanlar mantık çerçevesine oturtulmayacak şeyleri bile anlamlandırmak isterler.

- Tami Hoag