Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi'nin 7. Olağan Genel Kurulu yapıldı.

Söylenene göre kongre yoğun katılımla gerçekleşti.

Tek adayla gidilen seçimde Hasan Hüseyin Köksal yeniden başkan seçilerek güven tazeledi.

Ancak bu kongrede dikkat çeken birçok ayrıntı var.

Hepsini tek tek yazacağım.

Gerçi yazınca kızıyor.

Hatta yazı çıkınca özel mesajla küfür etme ya da sosyal medyadan hakaret etme ihtimali oldukça yüksek.

Abartmıyorum.

Karşımızda böyle bir sendika başkanı var.

Yine de yazacağım.

Bu sendika başkanına yeniden güven verenlere ise söyleyecek söz bulmakta zorlanıyorum.

Malum Sağlık-Sen iktidara yakınlığıyla bilinen bir sendika.

Elbette sendikaların bağımsız olması gerekir.

Ancak günümüz koşullarında birçok sendikanın siyasallaştığı ve belirli siyasi çizgilere yakın durduğu da bir gerçek.

Genel kurula Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu, meslek odası ve siyasi parti temsilcisi katıldı.

İktidara yakın bir sendikanın genel kuruluna CHP'lilerin bu kadar yoğun ilgi göstermesi başlı başına skandaldır.

Ancak asıl dikkat çekici iddia şu…

Başkan Köksal'ın, üyelerine "CHP İl Başkanı Talat Yalaz sahneye çıkarken alkışı bastırın, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak konuşurken ise alkışı kesin" yönünde telkinde bulunduğu öne sürülüyor.

Şaka değil.

Yaşandı.

CHP İl Başkanı Talat Yalaz, sahneye çıkarken Albayrak’tan çok alkış aldı…

Köksal, sendikacılığı bir kenara bırakmış, siyasi oyunlar yapmaya soyunmuş gibi görünüyor.

Ben kendisine daha önce CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar'ı makamında ağırladığı için bir paylaşım yaptığımda bana yönelik ağır ifadeler kullanmıştı.

Hakaret diyelim.

O sözleri burada tekrar etmeyeceğim.

Ancak şunu sormak gerekiyor…

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak'ı CHP'ye yakın olmakla suçlayacaksınız, sonra da iktidara yakın bir sendikanın başkanı olarak CHP lehine tavır sergileyeceksiniz.

Hatta şakşakçılık yaptıracaksınız.

Bu çelişkiyi nasıl açıklayacaksınız?

Üstelik Hasan Hüseyin Köksal, sağlık sistemini ve sağlık bürokrasisini sık sık eleştiriyor.

Oysa eleştirdiği sistemin siyasi sorumluluğu da ortada.

CHP'lilere de bir çift sözüm var.

AK Parti kökenli bir siyasetçinin başında bulunduğu, geçmişte çeşitli siyasi adaylık süreçlerinde yer almış bir ismin yönettiği sendikanın genel kurulunda ne işiniz var?

"Sendikalar bağımsızdır" söylemi bu örnekte bana inandırıcı gelmiyor.

CHP’nin en sancılı süreçlerinden geçtiği bu süreçte CHP İl Başkanı Talat Yalaz’ın, Ayşe Ünlüce’nin, Utku Çakırözer’in iktidar sendikasının genel kurulunda ne işi olabilir ya?

Bana birisi bunu gerçekten açıklasın.

Beni ikna etsin.

CHP'nin zor bir süreçten geçtiği bir dönemde bu tür görüntüler verilmemeliydi.

Bu nedenle Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ın katılım göstermemesini doğru buluyorum.

Tebrik de ediyorum.

Öte yandan AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak'ın da katılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Kendisini kişisel hesaplaşmaların parçası hâline getirmeye çalışan bir sendika başkanının davetine icabet etmek yerine, farklı bir mazeret üretmek daha doğru olurdu.

Son olarak şunu söylemek isterim…

Hasan Hüseyin Köksal'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan sevgisinden söz etmesini samimi bulmuyorum.

Çünkü Köksal’ın buna rağmen iktidarı eleştirdiğine yönelik söylemleri samimi değil…

Kendisini hep böyle savunsa da doğru değil…

Köksal, her cümlesinde, her satır arasında, her vurgusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiriyor aslında…

Reise olan sadakati gözden geçirilmelidir.

Anlayacağınız…

Kendisi bir sendika başkanı mıdır yoksa siyasi tribünlerin amigo koltuğunda mı oturmak istiyor bilinmez ama…

CHP şakşakçısı bir sendika başkanı AK Parti protokolünün gözünün önünde güven tazelemiştir.

Maalesef yine güven tazelemiştir.

Hem de diyorum ya…

AK Parti protokolünün gözü önünde CHP’yi alkışlatarak güven tazelemiştir.

Beni yaralayan da odur!