Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği Kıbrıs gezisinin yankıları sürüyor.
Hatırlanacağı üzere Tepebaşı Belediyesi tarafından belediye meclis üyeleri ile belediye bürokrat ve müdürlerinden oluşan iki ayrı kafilenin peş peşe Kıbrıs gezisine götürülmesi büyük tepki çekmişti.
3 gece 4 gün olan program Kıbrıs’ta 5 yıldızlı Palm Beach Otel’de gerçekleşirken, kafilenin konakladığı 5 yıldızlı otelin internet sitesindeki tarifeye göre, kişi başı ücretin 5 Bin 960 TL olduğu öğrenilmesi kamuoyunda infial yaratmıştı. Dahası gezinin karayolu ve havayolu ulaşım maliyetleri gibi pek çok giderleri hesaba katılmadığı halde…
***
Evet efendim…
Vatandaşlar ekonomik krizle boğuşurken…
Elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyebilmek için canını dişine takmışken…
Evine ucuz ekmek götürmek için saatlerce halk ekmek kuyruklarında beklerken…
Kimileri SGK tarafından karşılanmayan ilaçların parasının derdine düşmüşken…
Birileri de çıksın vatandaşların parasıyla Kıbrıs’ta 5 yıldızlı otellerde sefa yapsın...
***
Peki vicdanları derinden yaralayan bu hadisenin sonunda ne oldu dersiniz?
Başkan Ataç, hoşuna gitmeyen bu habere yer veren Şehir Gazetesi ile İstikbal Gazetesine Cumhuriyet Bayramı için göndermiş olduğu ilanı geri çekti.
Üstelik söz konusu ilan gazetemize günler öncesinden gönderilmişken, Basın İlan Kurumu’ndan tarafımıza tebliğ edilmişken, sayfa rezervesi yapılmışken ve diğer tüm yerel gazetelerde yayınlanırken…
***
Bu suretle sözde sosyal demokratlara sormak isterim:
- Hani basın özgürlüğü engelleniyor diyerek Ak Parti’yi suçluyordunuz?
- Hani Ulusal mecrada muhalif gazeteler mağdur ediliyor diyordunuz?
- Hani İktidarın, muhalif kimi gazetelere ambargo uygulandığını ve Basın İlan Kurumu tarafından ilanlarının kesilerek cezalandırıldığını iddia ediyordunuz?
- Hani fikir emekçilerinin ekmeğiyle oynamayın diyordunuz?
- Peki sizin CHP’li belediyenizin ve başkanının yaptığı nedir?
- İşinize gelmeyen lakin baştan sona doğru olan bir haberden sonra, günler öncesinden verilen bir ilanı geri çekmek nedir?
***
Anlaşılan o ki bizleri daha tanımamışlar efendim:
Biz bu habere, sonuçlarını bilerek gazetemizde yer verdik…
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için kendi hakkımızdan vazgeçtik.
Ne yapsalar nafile rızık Allah’tandır dedik.
Evet efendim geldik mürekkebin sonuna…
Velakin son olarak Başkan Ataç’a bir çift sözüm var:
Gazetelerin ve emekçilerin ekmeğiyle oynamanın kime ne faydası var?
Bu kadar mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var…
Yorum sizlerin…
Bendeniz yarın yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
''Ölüm var arkadaş, ölüm. Şu köşkün sahibi de ölecek. Şu horoz da...''
- Sait Faik Abasıyanık