“Anlar anılara, insanlar derse dönüşür” derler hayatın dinamiğine ama şu kısacık zaman diliminde Eskişehir’de yaşanan Tepebaşı Belediyesi’nde olup bitenler ve hemen ardından ‘mutlak butlan’ olgusunun hayatımıza girişi zannedildiği gibi bir yüksek tansiyon yaratmadı.

Hemen Kurban bayramı arifesine denk gelişi ise belki de bütünün hayrına oldu.

Yağmur altında sırılsıklam olup kendini yollara vuran Özgür Özel’in aklında hâlâ isminin altında hangi vasfının yazdığıydı.

Yürüdü bitti.

Bayramın son günü de Anıtkabir’e koymak istediği çelenge elleriyle “CHP Genel Başkanı” vasıflı emanet etiketi ise koydurtmadılar.

“Tamam.” dediler “bir haftadır bağırdınız, çağırdınız, küstünüz, ağladınız falan ama yeter.”

Bir de baktık ki bayramlıklarını giymiş Kılıçdaroğlu, CHP Genel merkezine gelmiş Genel başkanlık koltuğuna oturup poz bile vermiş.

Ayak seslerini kimse de duymadı ama yapacağından geri durmamış..

“Koynumda yılan beslemişim, hain beslemişim sizlerden özür diliyorum.” diyerek partililere seslenmiş.

Partili ?

Hala bulundukları yerden ufacık kafalarını çıkaran butlancılar henüz cesaretlerini toplatıp kıymetli butlan başkanları gibi “Buradayım ya!” diyemese de birkaç güne taraflar netleşir.

Bir siyasi partinin kendi içinde taraflara bölünmesi bayır aşağı giden bir kamyonun freninin patlaması gibidir.

Ama dahası var efendim…

Siyasette doğru konumlandırma yapamamak adeta çıkmaz sokaktır.

Doğru insanı doğru pozisyonda konuşlandırmak başarı odaklı ciddi bir marifet iken, başarı hikayesi olan insana verilen fırsat daha büyük başarılar getirir.

Başarısız insana verilen imkan ise devamında daha büyük başarılar getirir…

Sayın Kılıçdaroğlu ve ‘başarı’ kelimesi henüz kimsenin kurabildiği bir cümle değilken,

işte onun başarısızlığı yıllardır kimlerin başarısı oldu resim ortada..

Zaten “Neden özellikle Kemal Kılıçdaroğlu? diye sormaya da gerek yok bence.

Ama önemli olan bugüne kadar ne olduğu değil, bundan sonra ne olacağı…

Son tahlilde Eskişehir CHP’si adeta tümüyle defterden silinir gibi…

Talat Yalaz dan başlayarak “sen, sen, sen…”diye devam eden liste oldukça kabarık bence.

Bakın mevzu ne çabuk değişti farkında mısınız?

CHP’li Tepebaşı Belediyesi’nde olan bitenleri konuşuyorduk ama o mevzu üç saatlik bir düğünün, bir salona sığdırılması kadar kısa tutuldu.

Ardından mutlak butlan geldi.

Bu da nereye sıkıştırılır belli olmaz ama bence artık konuşulacak konu başlıkları şöyle:

Yeni il başkanı kim olacak?

Önümüzdeki seçim planlarında hayaller neydi? Kılıçdaroğlu o planları nasıl bozacak?

Efendim görüldüğü üzere her gün başka bayram…

Mübarek ola…

Ezcümle,

Hurdacıya bakır, altından daha değerlidir..

Bence amacına sadık kalanlar başarılı olur.

Amacı koltukta oturmak değil de kazanmak olanlar hep daha çok yorulur.