Eskişehir’in vitrini Porsuk kıyıları, tramvay hatları, parkları olabilir. Ama bir şehrin gerçek aynası, sanayisidir. Üretenin, tamir edenin, istihdam sağlayanın bulunduğu yerlerdir. Ve ne yazık ki o aynaya baktığımızda, Baksanda gördüğümüz manzara pek iç açıcı değil.

Yıllardır konuşulan, defalarca dile getirilen, müracaatlarla, şikâyetlerle, haberlerle gündeme taşınan bir yol sorunu… Ama sonuç değişmiyor. Her yağmurdan sonra asfalt değil, adeta göl oluşuyor. Yol değil, bataklık.

Geçtiğimiz günlerde 89’uncu blokta yaşanan bir görüntü ise durumu özetlemek için uzun raporlara gerek bırakmadı. Esnaf Erman Rat, oluşan dev su birikintisinin başına geçip olta attı. Evet, yanlış okumadınız. Balık tutuyormuş gibi poz verdi. Çünkü başka çare kalmayınca mizah devreye girer.

Bu bir şaka değil aslında. Bu, kronikleşmiş bir altyapı probleminin dışavurumu.

Bir sanayi sitesinde üretim konuşulması gerekirken, esnaf çamuru konuşuyor. Müşteri memnuniyeti yerine su tahliyesi tartışılıyor. Araçlar tamir için geliyor, çıkarken alt takımı çamura bulanıyor. Bu tablo, sadece esnafın değil, şehrin prestij kaybıdır.

Baksan, Eskişehir’in yıllardır çözüm bekleyen en kronikleşmiş noktalarından biri. Her yağışta aynı manzara, her kış aynı serzeniş, her yaz aynı umut: “Bu sefer yapılacak mı?”

Sorun teknik olabilir. Altyapı planlaması, drenaj hattı, kot farkı, ihale süreci… Hepsi konuşulabilir. Ama konuşulmaması gereken tek şey şu: Bu sorunun artık “alışılmış” hale gelmesi.

Bir kentin üretim merkezlerinden biri göle dönüyorsa, orada sadece su birikmiyordur. İlgisizlik birikir, sabır birikir, hayal kırıklığı birikir.

Mizah bazen en sert eleştiridir. O oltanın ucunda balık yoktu belki ama ciddi bir mesaj vardı: “Artık görün bizi.”

Eskişehir’in modern yüzüyle övünürken, sanayisinin çamura saplanmasına göz yummak çelişkidir. Çünkü şehir sadece merkezden ibaret değildir. Şehir; sanayi sitesindeki ustadır, sabah kepenk açan esnaftır, çamur içinden yürümeye çalışan vatandaştır.

Bir gün gerçekten balık tutulabilecek kadar su birikmesini beklemeden, kalıcı ve teknik bir çözüm üretilmesi gerekiyor.

Çünkü mesele sadece bir yol meselesi değil.

Mesele, bir şehrin üretim alanına verdiği değerin meselesi.

Esen kalın.