Efendim hayatın her alanında her zemininde ilerlemek şüphesiz en büyük amacımız.
Yerinde saymak bile bazen efdal sayılırken geriye düşmek kimsenin hoşnut olabileceği bir şey değil.
Siyasette de böyle.
Eskişehir AK Parti teşkilatında kuruluştan bugüne tam 8 il başkanı tanıdık.
Salih Koca, Osman Yüksel, Fikret Dönmez, Murat Canözer, Dündar Ünlü, Zihni Çalışkan, Süleyman Reyhan ve Gürhan Albayrak.
Hatta il başkanlığına zaman zaman vekaleten yürüten ama asaleten atanmayan başkanlar da olmuştur.
Fakat içlerinden bir tek Salih Koca’nın milletvekilliği söz konusu olmuştur..
Belki hepsinin değilse de birçoğunun amacı milletvekili olmaktı.
Ama olmadı.
Neden bilinmez, aday olsalar da sıralamalar hep olamayacakları şekilde dizayn edildi.
Kabul edelim ki bu zamana kadar ki en creative il başkanlarından biri Gürhan Albayrak.
Ve her hâli ile hedefinde milletvekilliği talebi aşikâr…
İl başkanlığı bünyesinde ve hatta dışarıda ‘kardeşim’ veya ‘ablam’ dediği görünmez ama bilinen danışmanları en başından vardı.
Şimdilerde ise duyulan ve görünen bir danışmanlık kadrosu hazırlamış Albayrak.
Soruyorum:
“Başkan size ne danışacak sizce?” diyorum.
“Vallahi bilmiyoruz. Şimdilik il yönetimi toplantılarına katılacağız Asalet Hanım.”diyorlar.
Şimdilik…
Sonra?
Düşününce kazanılması zor bir yerde seçim kazanarak başarı hikayesi yazan il başkanı veya belediye başkanı, milletvekili adayı olabilir.
Belli olmaz Büyükşehir Belediye Başkanı da olabilir.
Albayrak en başından beri milletvekilliği için hazırlansa da danışılan o kalabalık, kendisine belki başka bir rota oluşturmuştur diye düşünüyorum.
Hazır Büyükşehir’den Tepebaşı Belediyesine ardı arkası kesilmeyen usulsüzlük iddiaları ile yüklenilirken “Neden olmasın?” denmiş olabilir.
Kesin olan şu var ki Gürhan Albayrak, en iyi ihtimalle milletvekili en kötü ihtimalle de Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak istiyor.
Yoksa bunca danışman neden hazırlansın ki?
Olur mu?
Milletvekilliğinde sıralama önemli şüphesiz…
Nebi Hatipoğlu, Hasan Basri Yalçın netleşen isimler arasında gibi gözüküyor ve bu iki isim arasına Zeynep Güneş girerse planlar alt üst olur, hedef şaşar.
Ama Büyükşehir belediye başkanlığı adaylığı da gidişata bağlı.
Eskişehir siyaseti bu dönem çok sıra dışı ilerliyor.
Ben bizim Özge gibi kuantum falan bilmem ama hislerim kuvvetlidir.
Bence AK Parti teşkilatı vay efendim Eski krizi, nepotizm, Tepebaşı Sayıştay Raporu diye devam eden kartları tek tek çıkarıyor ama cepleri dolu.
Çıkarmayı bekledikleri, sırasını bekleyen zaman ayarlı bomba gibi kartlar var.
Ve seçim dönemine kadar planladıkları zamanlarda tek tek açacaklar.
Ama dilerim, Sayın Albayrak “Aslında öyle bir şey yok.” deseler de artık herkesçe aşikâr olan milletvekilleri arasındaki o göz oyan gerginliğin daha fazla tarafı olmaz.
Çünkü bu durum en çok kendisine zarar verir.
Yani demem o ki, yarın için planları olanın bugüne çok güvenmemesi lazım.
Bugün bahar, yarın güz…
Siyasette birbirine karşı mahallelerin savaşı göze daha kolay görünürken içeride yaşanan kutuplaşmaların da onu bastıran bir gürültüde olması sağlıklı değil.
Niyet belki iyi ama akıbeti de danışma kurulunun öngörmesi lazım.
Ayrıştırıcı değil, birleştirici bir il başkanının niyeti manevi evlat olmak mıdır, milletvekili olmak mı, belediye başkanı olmak mı?
Yön, hızdan kıymetlidir Sayın Albayrak.
İyi bir şimdisi olmayanın iyi bir geleceği de olmaz.
Bence biraz daha sulh ve sakinlik…
Daha fresh bir dinginlik…
Gerisi zaten istenmiyor, veriliyor.
Büyük hayaller, küçük insanlarla ziyan edilmez ama yine de siz bilirsiniz…