Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken CHP, İYİ Parti ve HDP'li komisyon üyelerinin okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesi için sunduğu ek bütçe teklifi AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.
Geçtiğimiz ay içinde yine CHP, İYİ Parti, HDP ve TİP'in konuyla ilgili meclis genel kuruluna verdiği kanun teklifleri de AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
Buna artık şaşırmıyor olmamız bile üzücü.
Yine de kendi çocuklarına sadece bir öğün sağlıklı yemek vermek bile istemeyen bir anlayışı aklım almıyor.
Eline geçen her fırsatta Türkiye ekonomisinin uçup kaçtığını söyleyenler, çocuklara 1 öğün sağlıklı yemeği yük olarak görüyor.
Öncelikle şunu netleştirelim:
Sağlıklı, doyurucu ve besleyici gıdaya erişim, ailesinin imkanlarına bakmaksızın her çocuğun hakkıdır.
Sadece elini kaldırıp indirerek dünyanın parasını kazanan arkadaşlar bunun ne olduğunu anlamayabilirler.
Çünkü öğrencilerin hiçbiri Meclis lokantasındaki gibi 22 liraya kuzu şiş yiyemiyor. Okul kantininde bir tost ve bir su zaten o kadar ediyor.
Ancak kendilerine hatırlatmakta fayda var:
Ekonomisi büyük ve güçlü Türkiye’de her 2 çocuktan 1’inin iyi beslenemediği artık resmi raporlara yansımaya başladı.
Çocuklarda bodurluk ve anemi gittikçe yaygınlaşıyor.
Veliler çocuklarının okula aç gittiğini söylüyor.
Öğretmenler de karnı aç olan ve çoğu zaman bunu söyleyemediği için sınıflarında rahatsızlanan öğrenciler olduğunu söyleyerek isyan ediyor.
İsyan etmekte haklı değiller mi?
İnanmıyorsanız, sosyal medyada 10 dakikalık bir gezinti yeterli olacaktır.
Okula gitmek için sabah gün doğmadan evden çıkan ve saatlerce aç karnına derslere giren çocuklara ne öğretebilirsiniz?
En az 3 çocuk sipariş eden zihniyet, o çocuklara 1 öğün yemek sipariş etmeyi bile reddediyor.
Okul kantinlerindeki ulaşılabilecek en ucuz besinlerden biri olan tost 15-20 lira civarında.
Su 3, simit 4, poğaça 5 lira. 10 liradan aşağı bisküvi bulmak neredeyse imkansız.
Asgari ücretle geçinen iki çocuklu bir aile, okul masrafları da göz önünde bulundurulduğunda bu masrafları karşılayamaz.
Bunu anlamak için illa ekonomist olmaya gerek yok.
Burada anlayamadığım bir husus daha var:
Çocuklara yemek verme fikrinin akıllara gelmesi için illa muhalefet partilerinin mi harekete geçmesi gerekiyor?
Zaten Meclis’te muhalefetin ne söylediğinin bir önemi olmadan her türlü önergeyi reddetmeye alışmış, otomatikleşmiş bir çoğunluk var.
Bundan sonraki sorularımın muhatabı onlar ve onlara oy verenleredir:
Muhalefet partilerinin önergelerini reddetmek için zahmet edip kolunu kaldırıyorsunuz, bunu anladık.
Peki, bu önergeyi siz neden meclise getirmiyorsunuz? Sizi tutan ne?
Milli Eğitim Bakanlığı bunu görmüyor mu? Görüyorsa neden gereğini yapmıyor?
Devletin en temel görevlerinden biri kendi çocuklarına eşit şartlarda ve kaliteli bir eğitim sağlamak değil midir?
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti çocuklarına bir öğün yemek veremeyecek kadar aciz mi?
Dolar milyarderleri zarar görmesin diye Kur Korumalı Mevduata devasa kaynaklar ayırabilen devlet, çocuklarına bir öğün yemeği çok mu görüyor?
Yoksa devlet dolar milyarderlerini çocuklarından daha mı çok seviyor?
